15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ İRADE GÜNÜ
15 Temmuz: İhanetin Karşısında Milletin ve Devletin Onurlu Duruşu
15 Temmuz gecesi, milletimizin kaderine vurulmak istenen bir pranga; devletimizin iradesine yöneltilmiş hain bir saldırıydı. Ancak o gece, bu toprakların gerçek sahipleri; şerefli Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vatanperver mensupları, Emniyet Teşkilatımızın kahraman evlatları ve görevli birçok yiğit, cesaretleriyle tarih yazdı.
O gece, sadece tanklara değil; ihanete, esarete, teslimiyete karşı durduk. Millet, devletiyle el ele verdi. Şerefli Türk Ordusu’nun şanlı üniformasını kirletmeye çalışan hainler ve onların maşası olan karanlık odaklar, hiçbir zaman bu milletin inancını, devletimizin gücünü aşamayacaklarını bir kez daha anladılar.
Unutulmamalıdır ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ilelebet payidar kalacaktır. Ne içeriden ne dışarıdan hiçbir hain niyet, bu kararlılığı sarsamayacaktır.
Bugün, pandemiyle başlayan yeni dünya düzeni içinde; ülkemizin çevresi Ukrayna-Rusya savaşı, İsrail-İran çatışmaları, Suriye’deki rejim krizi ve daha birçok tehdit ile çevrili. Bu nedenle daha da uyanık, daha da bir ve beraber olmamız gereken bir dönemden geçiyoruz.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü, bugün her zamankinden daha anlamlıdır. Bu kutsal ilkenin değerini düşürmek isteyen sözde darbecilerin bu sözü konsey adlarına almaları, ne sözün değerini düşürür ne de bu milleti kandırmalarına yeter.
Biz, milletçe bir daha aynı karanlığı yaşamamak için hatırlıyor, unutmuyoruz.
Çünkü vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.
