ÇORUM ECZACI ODASI OLARAK SÖZ KONUSU FİRMA VE KKİ UYGULAMAYAN FİRMALAR HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜMÜZ

Dün söz konusu firma duyurusunu dikkatle incelediğimizde firma herhangi bir şekilde geri çekme, iptal gibi net bir irade ortaya koymamış, önceki KKİ (Kamu Kurum İskontosu) uygulamama kararını da ortadan kaldırmamış, yalnızca “ikinci bir duyuruya kadar askıya alma” şeklinde zamana yayılmış, süreci belirsizlikte tutan bir yol izlemiştir.

Bu yönüyle bakıldığında, bu gelişmeyi nihai bir mücadele kazanımı veya neticelenmiş bir başarı olarak görmüyoruz. Süreç içerisinde firmaya mola aldırmış bir hareket olarak değerlendiriyoruz ve bu durumun, önümüzdeki süreçte alınacak yeni aksiyonlarla daha sağlam bir zemine oturtulması gerektiğine inanıyoruz.

Mola kararı, Başkanlar Danışma Toplantımızın akabinde firma tarafından aksiyon alınabiliyorsa, bu durum; ortak mücadele ve müzakere gücümüzle bu süreçte yol alınacağının göstergesi olduğu da aşikardır.

Bununla birlikte, halen KKİ uygulanmayan ürünü bulunmaktadır. Bunların başında Diosmin 450 mg + Hesperidin50 mg 60 tablet gelmektedir. Bu ürün için firma halen geri adım atmamış, aksiyonunu devam ettirmektedir. Bu da firmanın genel yaklaşımının ve niyetinin iyi olmadığına ve konunun sadece geçici bir manevrayla zamana yayılmakta olduğuna işaret etmektedir.

Çorum Eczacı Odası olarak bizler bu sürecin henüz yeni başladığını ve esas mücadelenin şimdi başlamakta olduğunu düşünüyoruz. Mola aldırabildiysek bu ancak Başkanlar Danışma Toplantısı ile mümkün olmuştur. Ancak bundan sonrası için mücadele ve müzakerenin SGK nezdinde tam gaz, tam saha pres şeklinde devam etmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Bu noktada dikkatinize sunmak istediğimiz birkaç temel tespit ve öneri de vardır:

    1.    KKİ sorunu, yalnızca bir fiyat meselesi değil; ilaca ayrılan yetersiz bütçeden, süresi dolmuş İFK modeline, etkisiz lobi süreçlerinden bitirici netice alınamayan kriz yönetimine kadar uzanan çok boyutlu bir yapısal sorun hâline gelmiştir.

    2.    Bu sorunun çözümü için aşağıdaki başlıklarda kök çözümler önerilerimizi altını çizerek tekrarlıyoruz.

    •    Yeni nesil, çok paydaşlı ve yaptırım gücü yüksek bir İFK modelinin hayata geçirilmesi,
    •    SGK ve Sağlık Bakanlığı nezdinde yapısal çözüm masaları kurulması,
    •    Finansal risk havuzları ve stok zarar fonları gibi eczacıyı koruyan destek mekanizmalarının oluşturulması,
    •    Lobi mekanizmasının sadece kamuya değil, firmalara ve topluma da yönelik olarak genişletilmesi,
    •    Proaktif ve hızlı müdahale süreçlerinin tanımlanması.

    3.    Ayrıca, KKİ uygulamasının SGK’nın SUT sistemiyle doğrudan ilişkili bir uygulama olduğu, eczacının bu sistemde belirleyici bir aktör olmadığı, ancak zararın tamamını taşıyan taraf haline geldiği de aşikardır bunun iyi PR edilmesi gerekmekte müzakerelerde bu durum vurgulanmalıdır.

    4.    KKİ uygulamayan firmaların ilaçlarının SUT’a uygun olmayan fiyatlarla piyasaya sunulmasına rağmen, SGK tarafından iskontoluymuş gibi işlem görmesi; eczacıları ve hastaları karşı karşıya getirmekte, kanuni boşluklardan kaynaklı faturalı satışların önü açık kalmaktadır.

    5.    Eğer gerekli adımları kollektif olarak atılmazsa;

    •    KKİ uygulamayan ilaç sayısı hızla artacak,
    •    Hastalar daha fazla mağdur olacak,
    •    Eczacının ekonomik sürdürülebilirliği kaybolacak,
    •    Mesleğimizin itibarı ve kamuya hizmet güvencesi ciddi zarar görecektir.

Bu nedenle bu aşamada mutlaka bir adım daha atılması gerektiğini düşünüyoruz.  Görüşümüz, yeniliyoruz;

    •    SGK masasına doğrudan oturulmalı,
    •    SUT’a aykırı, sözleşmeye aykırı uygulama yapan firmaların bu ürünleri için geçici ödeme iptali ve hatta daha da stratejik hamle olarak kamu ödemelerinin ikinci bir duyuruya kadar askıya alınması talep edilmelidir.

Daha önce aramızda değerlendirdiğimiz bu hamlelerin, mücadelenin bu aşamasında mutlaka devreye alınması gerektiğine inanıyoruz.

Saygılarımızla

Çorum Eczacı Odası Yönetim Kurulu